Kocamın Fantazisi İle Başlayan muhteşem Swinger Anım

sevgilimswinger:

gercekensesthikaye:

 30 yaşında evli bir kadınım. Adım Gül. Üç yıllık evliyim ev hanımıyım.
Eşim Mert 33 yaşında işinde gücünde sakin biridir. Seks hayatımız her
evli çift gibi gidiyordu. Eşim benimle porno filmler izlemeye, hikayeler
okumaya bayılıyordu. Ben de ona uyuyordum. Çünkü arkasından çok güzel
bir gece geçiriyorduk. Beni zevkten delirtiyordu sonrasında…

         Zamanla internete takılmaya, beraber chat yapmaya başladık.
Erkeklerle konuşmamı istiyordu. Ben ilk başta istemiyordum açıkçası.
Onun ısrarları, benim de heyecan duymaya başlamam bizi yabancı
erkeklerlerle chat yapmaya itti. Minik sohbetler oluşmaya başladı.
Zamanla bu sohbetlerin dozu, erotizm seviyesi artmaya başladı.

         Fakat bu sohbetler anlık oluyor, orada kalıyordu. Devam
ettirecek, düzgün birini bulamıyorduk. Kimisi çok sapık, kimisi aceleci,
kimisi ukala… Biz ise bana gerçekten değer verecek, her şeyi
paylaşabileceğimiz birini istiyorduk.  

         Zaman içersinde aradığımız kişiyi bulduk, Msn de konuşmaya
başladık. Adı Mustafa. 30 Yaşında işi gücü olan evli biriydi. Yıllardır
evli bir çiftle tanışamadığından dert yanıyordu. Bizim gerçek olmamızı
çok istiyordu. Cam açtık, üzerimde eşofmanlarım vardı. Çok yakışıklı çok
kibardı. Hiç acelesi yoktu ve konuşmaları çok seviyeliydi. Sabaha kadar
ordan burdan arada seksten sohbet ettik.

         Her gün konuşuyorduk artık. Eşim varken de yokken de
Mustafa’yla sohbetlerimiz devam ediyordu. Benimle gerçekten
ilgileniyordu. Benden hoşlanıyordu. Her şey çok iyi gidiyordu. Arada
yaramazlıklar da yapıyorduk. Memelerimi anlık açıp göstermekten, kamera
karşısında yüzümüz görünmeden amımı okşamaya kadar vardık. O da bize
kendi muhteşem aletini gösterdi. Eşimle öpüşürken, ya da eşim beni
okşarken bizi izliyor, iltifatlar ediyordu.

         Fantaziler anlatıp birbirimizi heyecanlandırıyorduk. Camı
kapatıp bizi sadece duyabilirken eşimle seks yapıyorduk. Seslerimiz onu
çok tahrik ediyordu. Biz de inanılmaz haz duyuyorduk bundan.

         Bir yıl kadar sürdü bu sohbetler. Mustafa ve eşim artık
görüşmek istiyorlar, ben bir türlü olur diyemiyordum. Çok zor bir durum
bilirsiniz. Resmen sevgilim vardı her fırsatta görüştüğüm, sanal seks
yaptığım… Eşim de bunu biliyordu. İki erkek vardı hayatımda… İkisi de
benim mutlu olmam için uğraşıyorlardı gerçekten…

         Benim sınırlarıma saygı gösteriyordu Mustafa. Her şeyimi
biliyordu artık. Ama her şeyimi… Sekte nelerden hoşlandığımı bile… Ve
sonunda, nihayet ben de eşimin isteğine uyup Mustafa’ya buluşalım dedim.
Farklı şehirlerdeydik. Bayağı da uzaktık. Kararlaştırdığımız gün, ben
her zamanki gibi giyindim. Üzerimde bir kazak altımda uzun etek başımda
örtümle onu karşılamaya gittik eşimle. Hiç konuşmuyorduk.

         Mustafa otobüsle geldi. Otobüsün içerisindeyken tanımıştım
onu. Eşim ayrı bir yerde ben ayrı bir yerdeydim. Tedbirdi bizim için.
Hala son aşamada fikrimi değiştirebilirim diye düşünüyordum. Beni görmüş
ama tanıyamamıştı. Beni hiç örtülü görmemişti çünkü. Vücudumda neremde
ben var, onu bile bilen adam örtümden dolayı beni tanıyamamıştı.

         Eşimle tokalaştılar. Hava soğuktu. Benden uzaklaştılar biraz
ben indirme peronunda kaldım. Onlar otogara girdiler. Eşim arıyordu. Sen
arabaya git dedi. Sadece tamam dedim. Arabaya gitti beklemeye başladım.
 Bir an önce eşimin gelmesini ve evimize gitmek istiyordum. 15 dakika
sonra ikisi birlikte karşıdan geliyorlardı. Hiç bir şey düşünemiyordum.  

         Eşim direksiyona geçti. Mustafa arkaya oturdu bende öndeydim.
Eşim bana gülümsüyordu ben çok tedirgin, ölesiye heyecanlıydım. Eşim
gaza bastı. Mustafa,  

         “Hoşgeldin demeyecek misin Gül?” dedi. Başımı çeviremedim bile heyecandan, titreyen sesimle öylesine bir

         “Hoşgeldiniz” dedim. Sizli bizli konuşmam onu susturmuştu.
Neden öyle dedim bilmiyordum gerçekten. Eve geldik. Ben öndeydim eşimle
mustafa arkamdan geliyorlardı. Apartmana girdik. Hızlı hızlı açıyordum
kapıları… Sanki biri bizi görecek, yakalayacak, suçluymuşuz gibi…

         Zemin kattaydı dairemiz. İçeri girdik. Orda göz göze geldik
ilk. Salona geçtik. Montunu çıkardı, aldım. Bir elimde montu vardı.
Elimi uzatarak,

         “Hoş geldin Mustafa” dedim. Sıcacık bakıyordu. Gülümseyerek

         “Hoş bulduk Gül…” dedi. Öpsem mi, öpmesem mi, yanaktan mı,
dudaktan mı derken, heyecandan titreyen elimle sadece tokalaştık. Gidip
montunu astım içeri giremiyordum tekrar… Heyecanla kapının önünde
bekliyordum. Nihayet kapıyı açıp

         “Ben yemek hazırlayayım” dedim. Aslında yemek hazırdı. Sofra
hazırlanacaktı sadece. Mutfakta bir sigara içtim. Salondaki masaya
kurmaya başladım.

         “Yardım edelim mi?” dedi eşim.

         “İyi olur” dedim. Kısa sürede kurduk sofrayı hiç konuşmadan.
Yemek yerken de pek konuşmadık. Mustafa’nın yolculuğu ve havaların soğuk
olması dışında. Yemekten kalktık sofrayı birlikte topladık. Mustafa

         “Bulaşığa yardım edeyim mi?” dedi. Eşime baktım kararsızlıkla, onunla yalnız kalmaktan ürküyordum hala…

         “A, olur tabi, iyi olur” dedi eşim. Biz Mustafa’yla
bulaşıkları yıkıyorduk. Benim suskun ve tedirgin halim onun duyarlı
gözlerinden kaçmamıştı tabi…

         “Gül, lütfen rahat ol. Güzel bir akşam geçiririz. Sadece
arkadaş gibi. İsterseniz hemen de gidebilirim. İstersen hemen, bu gece
giderim. İstersen iki gün burda kalabilirim. Sizi üzecek halim yok. Tüm
karar Mert ve senin…” dedi.

         Onun bu sözleriyle rahatlamıştım. Çünkü istemezsek Mustafa zorlamayacaktı bizi. Bulaşıkları yıkadık.

         “Baş örtünü çıkarmayacak mısın?” dedi. O söyleyince farkına vardım, hala başımda duruyordu örtü,

         “Çıkartırım elbette, her zaman taktığım şey değil” dedim.

         Salona gittik. Saat sekiz olmuştu. Eşim beni çağırdı yatak odasına girdik. Sarıldı

         “Benim güzel karıcım, nasılsın, kendini nasıl hissediyorsun?” dedi.

         “Bilmem, sen nasılsın?” dedim.

         “Ben iyiyim” dedi eşim          

         “Öyleyse ben de iyiyim” dedim. Gülüştük. Uzun bir öpücük kondurdu dudaklarıma.

         “Anlıyorum, çok heyecanlısın, farkındayım. Ama rahat ol, ne
gelirse içinden onu yap bir tanem” dedi ve salona döndü. Çay koydum
hemen.

         Yatak odasına geçip tamamen soyundum. İçime hiç bir şey
giymedim. Tek parça kırmızı bir abiye elbisem vardı. Üçgen göğüs
dekolteli ip askılıydı. Sırtı da dekolteydi. Uzun saçlarımı tokayla en
yukarda topladım. Ten rengi ince külotlu çorabımı giydim. Elbisemin etek
boyu dizlerimin bir karış üzerindeydi. Kırmızı parlak bir ruj sürdüm
dudaklarıma. Aynada baktım kendime. Çok hoş olmuştum. Eşim sesleniyordu

         “Çay koydum, beş dakikaya geliyorum” dedim. Çay olmuştu.
Tepsiye koydum çerezde koydum. Salona gittim, içeri girdiğimde ikisi de
şok olmuşlardı. Ben umursamaz davrandım. Rahat olmaya çalışıyordum.
Tepsiyi masaya koydum. Eşim

         “Aşkım, çok güzel olmuşsun” diyordu. Mustafaya dönüp

         “Mustafa, sen beğenmedin mi yoksa?” dedim.

         “Çok beğendim Gül, ama dilim tutuldu, diyecek kelime bulamıyorum” dedi o da…

         İki erkek tarafından böyle beğenilmek hoşuma gitmişti. Çok
heyecanlıydım. Ellerim titriyordu. Arkamı dönüp onlara çayları
doldurdum. İkisi de popoma bakıyorlardı emindim. Çayları ikram ederken
ikisinin de gözleri yuvalarından çıkacak gibiydi göğüslerime bakarken.

         Eşimin yanına oturdum. Mustafa karşımdaydı. Bacak bacak üstüne
atttım. Mustafa bacaklarımdan gözlerini alamıyordu. Ne kadar güzel,
arzu dolu ve seksi bir kadın olduğumdan bahsediyordu kocam. Eşimin bu
konuşmaları beni çok rahatlatıyordu.

         Mustafa’ya eşiyle arasını sordum. Dışardan bakıldığında güzel
bir evliliğinin olduğunu ama cinsel olarak eşinin çok tutucu olduğunu
anlattı yana yakıla… Hiç böyle ateşli bir elbiseyle, makyajla karşısına
çıkmamış karısı.

         Kendime inanamıyordum. Neler konuşuyordum elin adamıyla ve
üzerimde seksi bir elbiseyle, bacak bacak üstüne atmış, onun karşısında
kocamın yanında… Adamın cinsel hayatından bahsediyorduk çok normalmiş
gibi…

         Bir türlü bu düşünceleri kafamdan atamıyordum. Ne kadar rahat
davranmaya çalışsam da ellerim ve sesim titriyordu. Sohbet ediyorduk.
Ara sıra konuşacak bir şey kalmayınca Mustafa ya  da eşim devreye
giriyor konuşmaya devam ediyorduk. Zaman geçiyordu bir şekilde. Cinsel
sohbetler de ediyorduk.

         Çay bitmişti. Kalktım, mutfağa gidip tekrar çay koydum. Yatak
odasına girdim. Mavi askılı kısa eteğimi giydim. O kadar kısaydı ki her
yerim görünüyordu. Mavi bir külodum vardı onu da giydim. İçeri girdim.

         “Oooo..” dediler ikisi de hayranlıkla… Ben utangaç bir
şekilde, tekrar eşimin yanına oturdum. Mustafanın karşısına… Bacak bacak
üstüne atmadım ama, zaten ne kadar uğraşsam da oturduğum yerde,
külodumun görünmesine engel olamıyordum. Mustafa da farketmişti rahat
edemediğimin sanırım, pek bana bakmamaya çalışıyordu. Sohbet ediyorduk
artık daha çok konuşuyordum. Beni konuşturuyorlardı bilerek.

         Çay için mutfağa gittim.  Eşim arkamdan gelmişti. Mutfakta sarıldı bana uzun uzun öptü dudaklarımı.

         “Hayatım, hala tedirginsin. Eğer ben istediğim için yapıyorsan
söyleyelim adama gitsin” dedi. Hiç bir şey söylemedim. Eşim gitti
Mustafanın yanına. Ben mutfakta sigara içiyordum. İkinci sigarayı
yakmıştım. Mustafa geldi bu kez… Elim ayağım her yerim titriyordu.

         “Nasılsın Gül?” “Bak, eğer rahatsız hissediyorsan bana söylemen yeterli..”

         “Yok rahatsız olmadım aslında… Sadece, duruma alışamadım. Çok
tuhaf hissediyorum. Fakat bir şekilde gitmeni asla istemiyorum dedim.
Ama ne kadar çabalasam da eşimin yanında, açıkça bunu söylemek zor”
dedim.

         “Seni anlıyorum” dedi. Ayaktaydık yaklaştı elimi tuttu.
“Lütfen rahat ol sevgilim… Gitmemi istersen hemen giderim ama yalvarırım
kalmama izin ver, inan pişman olmayacaksın” dedi.

         Öleceğim sandım. Cevap veremedim. Ellerimi bıraktı eşimin
yanına gitti. Sevgilim demişti bana msn de telefonda yüzlerce kez
demişti aslında ama çok hoşuma gitmişti bu sefer. Evet bir sevgilim
vardı gerçekten bir sigara daha yaktım karar vermem gerekiyordu. Her
şeyimle onu istiyordum ama bu noktadayken bile hala çok korkuyordum.
Kararsız bir şekilde içeri gittim.

         Tüm seksiliğimle kocama ve sevgilime çay dolduruyordum.
Kiloduma kadar görüyorlardı popomu farkındaydım. Umursamadım hiç.
Çayları verdim. Oturduk bir demlik çay bitene kadar sohbet ettik daha
rahat davranıyordum artık. Kendimi kaptırmıştım. Mustafa bana aşkım
sevgilim diye hitap ediyordu. Ben de canım diyebiliyordum sadece. Çok
tuhaf gelmiyordu artık.

         Çay yine bitmişti.  Saat çok ilerlemişti. Tepsiyi götürdüm mutfağa eşim geldi arkamdan.

         “Eee?” dedi “Gül hanım, ne yapıyoruz? Saat gece yarısı” dedi.

         “Sen gerçekten istiyor musun?”

         “Şaka mı yapıyorsun hayatım? Bunu her şeyden çok istediğimi
biliyorsun. Ama senin de istemen gerek. Mustafa iyi biri… İstemezsen
gidecek. Ama buraya kadar geldi bu iş, lütfen yarıda kalmasın”

         Ne diyeceğimi şaşırmıştım. Çok istiyordum. Sarıldı kocam “Evet, Ne diyorsun? İstiyor musun?” dedi.

         “Evet” diyebildim. “Evet, istiyorum”

         Nasıl demiştim bilmiyordum ama sonunda evet diyebilmiştim.
Yüzüne bakamıyordum kocamın. Halbuki her şeyi o ayarlamıştı. Beni bir
şekilde buna hazırlayan kocamdı. Ama yine de çok tedirgin olmuştum. Eşim
sarıldı

         “Gözlerime bak” dedi baktım “Seni çok seviyorum. İnan her şey
çok güzel olacak” dedi. Cevap vermedim. Eşim gitti ben bulaşıkları
yıkadım. Güzel bir parfüm süründüm. Salona giderken aynada kendime
bakıp, çeki düzen verdim. Çok hoş görünüyordum gerçekten. Yanlarına
gittim. İçerde sadece Mustafa vardı. Gözleri üzerimde dolaşıyordu. Eşim
yoktu.

         “Mert nerde, banyoya mı gitti?” dedim.

         “Hayır” dedi. “Çıktı. Senin rahat edemeyeceğini, yalnız
kalmamızın daha iyi olacağını düşündü çıktı. Ne zaman çağırırsak o zaman
gelecek”

         “Deli misiniz siz?” dedim. Hemen kocamı aradım. Acele eve
gelmesini istedim. Eşim iki dakika sonra evdeydi. Gerilmişti ikisi de.
Ama ben rahattım. Koltuğa oturan kocamın yanına gittim, önünde durdum.

         “Ben sen olmadan yapamam aşkım.”  dedim. Bacaklarımı iki yana
açarak kocamın kucağına oturdum, sımsıkı sarıldım. Ateşli bir şekilde
dudaklarına yumulup uzun uzun öpüştüm kocamla…

         Dakikalarca öpüştükten sonra kocamın kucağından kalktım,
Mustafanın karşısında dikildim. Elinden tutup ayağa kaldırdım onu…
Sarıldık birbirimize… Gözlerimi kapattım, heyecandan ölmek üzereydim.
Ayak parmaklarımın üzerinde yükselerek heyecanla aralanan dudaklarımı
ona uzattım, dudaklarımız birleşti.

         İnanılmaz bir şeydi. Mustafa’yla öpüşüyorduk. Hem öyle böyle
değil… Koparırcasına emiyordum dudaklarını. Dudaklarımızı yiyorduk
resmen. Ellerimi boynuna doladım sıkıca adamın. O da sarıldı belime
sıkıca. Dillerimizi yalıyor dillerimizi emiyorduk. Elleri kalçama kaydı.

         Sert başlamıştık sert devam ediyorduk. Popomu okşuyordu uzun
zamandır aradığı bir şeyi yeni bulmuş gibi davranıyordu Mustafa. Kendimi
geri çektim. Gülümsedim gözlerine bakıp. Gözleri bir acayip bakıyordu.
Azmıştı adam. Koltuğa oturttum onu. Geri döndüm kocamın kucağına
oturdum.

         Taş gibi olmuştu sertliğini hissediyordum. Deli gibi
öpüşüyorduk. Bir eli göğsümde bir eli popomdaydı. Dilini uzattı emdim
emdim. O da benim dilimi emdi. Kalktım tekrar…  Mustafa’yı gidip tekrar
kaldırdım. Öpmeye başladı dudaklarımı. Acıtıyordu ısırıyordu arada.
Durdum.

         “Biraz sakinleşelim” dedim soluk soluğa… Özür diledi. Üzerinde
kazak vardı çıkardım. Atletini de çıkardım. Vücudu hoştu. Yavaşça
dudaklarını öptüm uzun uzun. Dilini emdim. Yanaklarını boynunu emdim
biraz. Omuzlarını emdim. Ellerim boş durmuyordu göbeğini karnını
göğüslerini okşuyordum. Göğüslerini emiyordum. Çok zevk alıyordu.

         Hala ayaktaydık. Arkasını döndürdüm. Ensesini omuzlarını
sırtını okşadım, yaladım. Kocam şaşkındı ama umurumda değildi. Hoşuma
gidiyordu. Aslında seks yaparken sevilmeyi çok severim ben. Bunları
kocama pek fazla yapmam. Ama çıldırtmak istiyordum ikisini de.

         Tekrar bana döndü Mustafa. Öpüştük biraz. Okşadık birbirimizi.
Geceliğimi çıkarmak istedi. Bıraktırdım. Ben ayarlayacaktım.
Pantolonunu çıkardım. Sadece dar bir boxer le kaldı karşımda. Aleti
büyüktü biliyordum. Çok görmüştüm camda. Dokunmak istedim ama yapamadım
bir an. Koltuğa oturttum onu. Eşimin yanına gittim.

         Eşimi de soydum,  o da boxeriyle kalmıştı. Ama onun aletine
dokundum. Okşadım biraz külodunun üzerinden. Okşarken de gözlerinin
içine bakıyordum. Kocam gözlerini kaçırıyordu. Tedirgin oluyordu.
Mustafa’yı kaldırdım, salonunun ortasında durdurdum. Eşime

         “Mert, gelsene” dedim. İkisi yan yana duruyorlardı şimdi, bana
bakıyorlardı. Kocamın boxerini çıkardım. Onun sikini yalamaya başladım.
Diğer elimle Mustafanın aletini okşuyordum boxerinin üzerinden.
Gözlerimi diktim kocama. Kocamın yumurtalarını okşuyordum. O da
saçlarımı okşuyor. Başımı bazen bastırıyordu.

         Mustafaya döndüm. Boxerini indirdim. Kocaman alet yay gibi
gerilmiş. Kurtulunca çamaşırdan yerinden çıkmış gibi oldu. İki elimle
okşadım, sevdim. Gözlerimi kapattım. Dudaklarımın arasında adamın yarağı
vardı. Damarlarını hissediyordum. Bir elimle testislerini okşuyordum.

         Mustafa da inlemeye başlamıştı. Yarak ağzımda giderek daha da
büyümüştü. Ve sertleşmişti iyice. Yavaş yavaş emiyordum. Alabildiğim
kadar ağzıma sokuyor tekrar geri çekiliyor tekrar sokuyordum. Arada
başını öpüyordum. Çok hoşuma gitmişti.

         Mustafa’yı bıraktım kocamınkini ağzıma aldım yalamaya
başladım. Kocamınkini daha çok ağzıma alabiliyordum. Bir güzel yaladım
onu da. Onları koltuğa oturttum. Karşılarında kıvırarak dans etmeye
başladım müziksiz.

         Az sonra üzerimdeki geceliği çıkardım. Kalçalarımı kıvıra
kıvıra külodumu da çıkardım. Ayaktaydım. Seksi hareketlerle orta
parmağımı ağzıma götürdüm. Bir yarak yalar gibi parmağımı yalıyordum.
Sonra iki elimle göğüslerimi okşadım. Arkamı dönüp eğildim. Kalçalarımı
iki yana ayırıp deliklerimi gösterdim onlara.

         İkisinin de yarakları ellerindeydi. Yaptığım şeylere kocam çok
şaşırıyor olmalıydı. Ben de kendime çok şaşırıyordum. İnanılmaz şeyler
yapıyordum. Onlara dönüp yanlarına gittim. Ortalarına oturdum.
Mustafa’nın dudaklarına yapıştım. Kocam bacaklarımı okşuyordu. Sonra
kocama döndüm. Onu öpmeye başladım.

         Ardından ikisinin de aynı şeyleri yapmalarını söyledim.
İnanılmaz bir şeydi bu. İkisi de aynı anda kulak memelerimi emiyorlardı.
Birer elleriyle bacaklarımı okşuyorlardı. Başımı koltuğa yasladım
iyice. Boynumu, omzumu emiyorlardı. Omuzlarımı öpüp yaladılar.

         İşte muhteşem anlardan birini yaşıyordum şimdi. Kocam sol
göğsümü sevgilim de sağ göğsümü yalıyordu. Delirmeye başlamıştım.
İkisinin de ellerini tuttum. Amıma değdirdim ellerini. İkisi de
parmaklarını amıma soktular.

         Memelerimi yalıyorlardı ve birer parmakları da içimdeydi. Öyle
bir zevk alıyordum ki anlatılmaz. Biraz daha devam ettiler buna… Sonra
çekildim aralarından. Koltuğun üzerinde ayağa kalktım. Bir ayağımı
dizimden kırarak koltuğun üst kısmına dizimi koydum. Öbür bacağımı da
Mustafa’nın omzuna koydum. Başı bacaklarımın arasındaydı şimdi, tam
amımın hizasında…

         Saçlarından tutup başını amıma dayadım. Kilitorisimi dillemeye
başladı. Kocam da arkamda, kalçalarımı iki yana ayırıp dilini arka
deliğime değdiriyordu. Dayanamıyordum. Çığlık çığlığa bir orgazm
yaşıyordum. Hayvanlar gibi bağıra bağıra boşaldım. Mustafa’nın yüzü
ıslanmıştı sularımla. Dudaklarından öptüm. İkisini de ayağa kaldırdım.
İkisine de 31 çektiriyordum bir kocamın gözlerine bir sevgilimin
gözlerine bakıyordum. Onları da böyle boşaltacaktım önce.

         Önce kocam boşalmaya başladı. Ama ne boşalma… İlk defa bu
kadar çok boşaldığını görüyordum. Onun şehvetli inlemeleri tahrik etmiş
olacak ki,  ardından Mustafa da boşaldı. Yüzüm gözüm göğüslerim ellerim
her yerim spermlerle dolmuştu. Aslında eskiden bu bana çok sevimsiz
gelirdi. Porno filmlerde izlerken bu görüntü beni rahatsız ederdi. Ama
şimdi sınırlarım yoktu sanki.

         Banyoya gittik üçümüz birlikte… Önce beni yıkadılar ikisi de.
Sonra ben onları sırayla yıkadım. Biraz üşümüştüm. Kurulandık ama
giyinmedik. Salona çırılçıplak geçtik birer sigara yakıp verdim kendim
de yaktım. Koltuğun bir ucunda sevgilim, bir ucunda kocam oturuyordu.

         Başımı kocamın bacaklarının üzerine koydum. Bacaklarım da
Mustafa’nın üzerindeydi. Sigara içiyorduk. Arada kocamın dudaklarını
öpüyordum. Eliyle göğüslerimi okşuyordu kocam… Mustafa da bacaklarımı,
amımı okşuyordu. Üçümüzün yüzünde de tatlı bir gülümseme vardı. Kocam

         “Nasıl gidiyor karıcım, hoşuna gidiyor mu?” dedi. Dudaklarına vantuz gibi yapıştım. Çekilip

         “Belli olmuyor mu halimden aşkım?” dedim. Gülüşüyorduk.

         “Yatakta devam edelim mi, ne dersiniz?” dedim. İkisi de
onaylayınca kalkıp el ele tutuşarak yatak odasına gittik. Yatağın
ortasına uzandım iki erkeğim de yanlarıma uzandılar. Kocam dudaklarımı
öpüyordu. Az sonra yine o muhteşem şeyi yaptılar. İkisi de göğüslerimi
yalıyorlardı.

         “Hadi bu sefer daha sert olun…” dedim. İnanılmaz derecede
zevkli bir şeydi. İki erkek iki yandan göğüslerimi çıldırmış gibi
emiyorlar, dudaklarıyla uçlarını çekiştire çekiştire sündürüyorlardı.
Bazen acıtıyorlardı ama ben umursamıyordum.

         Kocam aşağılara indi. Amımı yalıyordu. Bacaklarımı onun
boynuna doladım. Mustafa memelerimi hoyratça okşuyor sırayla emiyordu.
Az sonra biraz sakinleştiler. Hareketleri daha sakindi artık ikisinin
de… Mustafayla öpüşüyorduk. Elleri boş durmuyor göğüslerimi sıkıştırmaya
devam ediyordu. Kocam da amımı yalamaya devam ediyordu. Kocam kalktı.

         “Önce hangimiz senin tadına baksın istersin hayatım?” dedi.

         “Ben biraz daha sizin tadınıza baksam nasıl olur hayatım?”
diyerek doğruldum, yatağın kenarına oturdum. Onlar da karşımda ayakta
dikildiler. Kocamın yarağını yalamaya başladım. Bir elimle de
Mustafa’nın yarağını okşuyordum. Kocamınkini iyice yaladıktan sonra
dönüp Mustafa’nın o kocaman yarağını yalamaya başladım.

         Çok hoş bir aleti vardı. Kocamınkinden daha tatlıydı. Farklı
değildir diyenler ağzının tadını bilmeyenler bence. Ben de o gece
öğrendim. Her yarağın ayrı bir tadı var demek ki dedim kendi kendime ve
bundan sonra her yarağın tadına bakmalıyım diye düşündüm.

         İkisi de taş gibi olmuşlardı. Yatağa yattım kocama

         “Aşkım, gel…” dedim. Artık çok rahattık içimizden geldiği gibi
davranıyorduk. Kocam geldi. Bacaklarımı ayırdım beline doladım.
Yarağını dayadı amıma, kolayca kaydırdı içime… Tek hamlede sonuna kadar
içimdeydi. Çok ıslaktım. Amım onu yakıyordu. Gidip geliyordu kocam.

         Mustafa da biraz bizi izledikten sonra dayanamayıp yanımıza
geldi. Biraz dudaklarımı emdi. Diz çöküp yarağını ağzıma verdi. Ben de
iştahla yalıyordum onu. Ama çok büyüktü. Zorladığımda boğazıma
değiyordu. Ama olsun, ona zevk vermek istiyordum.

         Mustafa’nın elleri boş durmuyor göğüslerimi de okşuyordu. Çok
zevk alıyordum. Kocam hızlı hızlı sikiyordu beni. Mustafa

         “Hadi bir pozisyon deneyelim. Çok zevk alacaksın” dedi. Olur
deyince kalktık, Mustafa kocamı yatırdı, beni de üzerine ters oturttu.
Kocama arkamı dönerek sikinin üzerine  oturdum. Mustafa’nın tarifiyle
tabi. Kucağında zıplıyordum. Daha çok hissediyordum kocamı bu şekilde.
Bunu yüzlerce kez yapmıştık zaten. İçimden güldüm Mustafa’ya. Mustafa da
gelip dudaklarımdan öptü uzun uzun.

         “Az sonra yaşayacağın şey için bana teşekkür edeceksin” dedi.
Önüme geçti. Beni durdurdu. Kocama “Hadi Mert, sen girip çık şimdi…”
dedi.

         Ben sabit duruyordum. Kocam içimde gelip gidiyordu. Mustafanın
ne yapmak istediğini eğildiğinde anladım. Diliyle kilitorisimi yalamaya
başladı. Aman tanrım. Bu nasıl bir şeydi. Kendime hakim olamıyordum.
Üst kattakilerin duymama ihtimali yoktu. Çığlık çığlığa kalmıştım.
Kendimi bir türlü frenleyemiyor, kontrol edemiyordum. Bugüne kadar
böylesi zevkli bir şey yaşamamıştım gerçekten.

         Çılgınlar gibi bir orgazm yaşadım. Sadece iki belki üç  dakika
sonra, içimde gidip gelen kocamın siki, klitorisimi yalayan Mustafa’nın
dili, gecenin üçüncü orgazmını yaşatmaya başladı tekrar. Hiç bu kadar
kısa sürmezdi iki orgazmımın arası. Bu çok zevkliydi.

         Kocam da dayanamadı, içimden çıktı, kalktım diz çöküp onu
yaladım. Yine inanılmaz bir boşalma yaşıyordu kocam. Yine her yerim,
ağzım gözüm, memelerim sperm olmuştu. Yorulmuştum. Ama Mustafayı da
boşaltmalıydım. Banyoya gidip çarçabuk duş aldım. Kurulanıp geldim.

         Yatağın yanında duran koltukta oturuyordu Mustafa… Elinde taş
gibi yarağını okşayarak bana bakıyordu beklentiyle… Dizlerimin üzerinde
diz çöktüm önünde, olabildiği kadar, sınırlarına kadar sertleştirdim
güzel aletini… Kocaman yarak ağzıma sığmıyor ben de zorluyordum.

         Kucağına çıktım ama bu sefer ters oturmadım. Dudaklarında
dudaklarımı gezdirdim, dilimle yaladım etli dudaklarını… Biraz öpüştüm.
Belime sarıldı. O da, ben de artık o yarağın içime girmesini istiyorduk.
Biraz sürtündüm. Islanmıştım yine… Yarağını elimle düzelttim.

         “Sen dur sevgilim, ben oturayım” dedim.

         “Korktun mu?” dedi.

         “Evet, çok büyük…” dedim dudaklarımı ısırarak… Gülümsedi.

         “Merak etme, rahat alırsın, sen harika bir kadınsın” dedi.

         Azıcık oturdum. Durdum, nefes aldım. Başı içimdeydi. Biraz daha oturdum.

         “Offf…” diye inledim. Şimdi biraz acımıştı. Aslında ıslaktım.
Ama yarağı çok büyüktü Mustafa’mın. Kalkıp inmeye başladım. Birazını
alabiliyordum hala. Korkuyordum acıyacak diye… İstemdışı bir şey. Yoksa
köküne kadar girmesini istiyordum. Şimdi azıcık daha fazla oturdum. Her
seferinde artırıyordum. Acıyordu ama çok değil. Devam ettim. Sanırım
Mustafa dayanamamıştı. Belimden sıkıca sarıldı. Gözlerime baktı.
Anladım.

         “Tamam sevgilim” dedim. “Nasıl istersen öyle sik beni.”

         Birden oturttu beni hızlıca. Keskin bir çığlık attım. Hızlı
hızlı girip çıkıyordu amıma. Fena sikiyordu beni. Çok zevk alıyordum.

         “Offf aslanım… Sik beni… Daha hızlı… Daha sert… Sik… Hadiii…”
diye bağırıyordum. “Ohhh.. Yarrağın harika aşkım… Çok güzel yarrağın var
bebeğim… Beni çok mutlu ediyorsun. Aşkım… Sevgilim… Kocacımm… Sik beni
Mustafam…”  

         Alttan deliler gibi vuruyordu. Bir makine gibi hızlı hızlı
sikiyordu beni. Tekrar orgazm olmaya başladım. Ama ne orgazm, ne
kasılma… Gecenin dördüncü orgazmıydı. Hiç bu kadar boşalmamıştım bir
gecede. Böğürüyordum orgazmımı yaşarken. Mustafa

         “Ihhh… Boşalmak üzereyim aşkım, geliyorum” diye inledi.

         “Boşal sevgilim. İçime boşal aşkım… Merak etme korunuyorum” dedim.

         Offf… Spermleri oluk oluk akıyordu içime. Sıcaklığını
yoğunluğunu hissedebiliyordum. Sarıldım boynuna öpücüklere boğdum.
Dudaklarını yüzünü gözünü öpüyordum. Teşekkürler ettim. Kalktım bir
bezle sildim amımı. Kocam karşı koltukta zevkten çıldırmış bir haldeydi.
Gittim kocama sarıldım. Onu ne kadar çok sevdiğimi. Bunu bana yaşattığı
için minnettar olduğumu söyledim. Sıkıca sarıldık birbirimize.

         Duşa girdik hep birlikte. Yine beni yıkadılar ardından
sırayla, ben de onları yıkadım. İçeri girdiler.   İkisinin de
dudaklarından öptüm. Acıkmıştık. Saatler hızlıca akıvermişti. Çay koydum
yine, kahvaltılık bir şeyler hazırladım. Mutfakta çırılçıplak oturup
yedik. Sohbet ettik. Herkes memnundu. Üçümüz de çok neşeliydik ve
mutluyduk.

         Karnımız doyup kendimize gelince, kendimizi tekrar yatağa
yattık. Kocama arkamı döndüm. O da bana arkamdan sarıldı. Mustafa
önümdeydi, yüz yüze bakıştık, uzun uzun öpüştük. Sabah olmak üzereydi.
Uykuya daldık.

         Öğlene doğru ben uyandım. Gidip elimi yüzümü yıkadım.
Yorgunluğum gitmişti. Tazelenmiş hissettim kendimi… Bir rahatlama vardı
üstümde, çok hafiftim. Baktım, benimkiler uyuyorlar. Kalkıp öylece
mutfağa gittim çay koydum. Geceden kalan kahvaltı bulaşıkları vardı.
Onları yıkadım. Mükellef bir kahvaltı sofrası hazırladım mutfak
masasına. Çayı demledim. Ekmek almak gerekiyordu. Kalktım üzerime bir
elbise geçirdim.  Fırına gittim. Fırındaki tezgahtar kız gülümseyerek,

         “Abla çok neşelisin bugün…” dedi. “Gülümsüyorsun, bi tatlılık var yüzünde…”

         “Ay ne bileyim her zamanki halim…” deyip çıktım dışarı. Mutluydum demek ki.

         Eve gittim üzerimdekileri çıkardım. Aynaya gittim baktım.
Yüzüm ayrı bir güzeldi gerçekten. Güldüm kendi kendime. Bir parça
margarini bir dilim ekmeğe sürdüm. Bir bardak da çay koydum kendime.
Ekmeği yiyiverdim hemen bir sigara yaktım. Mutsuz değildim. Huzursuz
değildim. Çok korkuyordum aslında pişman oluruz diye düşünüyordum ama
değildim. Umarım kocam da değildir diye geçirdim aklımdan.

         Sigaram da çayım da bitmişti. Uyanalı bir saati geçmişti.
Yatak odasına girdim. Güneş vuruyordu camdan. İçerisi sıcaktı. Perdeden
dışarı baktım. Cumartesi sabahı kimsecikler görünmüyordu. Uyuyordu ikisi
de. Seyrettim biraz onları. Mustafa eli yüzü güzel biriydi. Hoş bir
adamdı. Vücudu da hoştu. Aynı yatakta yatıyorlar ya çok komik
görünüyorlardı. Çırılçıplaktı ikisi de.aletleri de uyuyordu..

         Kocamın yanına gittim dudaklarını öptüm uyanıverdi. Baktı
şöyle bir uyku sersemi. Gülümsedi ben de ona gülümsedim. Tekrar öptüm.

         “Kahvaltı hazır canım…” dedim.

         Kalktı lavaboya gitti. Kapıdan tekrar baktı gülümsedi. Beni
rahatlatlatmıştı bu. Her şey çok hassas en ufak şey bizi kırabilirdi.
Sanırım kocam da bunun farkındaydı. Mustafa’nın yanına uzandım yüzü bana
dönüktü. Bir elimle sarıldım. Dudaklarını öptüm. Tepkisizdi. Uykusu
ağırdı demek ki. Alt dudağını araladım dilimle azıcık emdim uyandı. O da
sarıldı bana. Uzun uzun öpüştük. Ona da,

         “Kahvaltı hazır sevgilim…” dedim.

         “Tamam aşkım” dedi. Elimi tuttu, avucumun içini öptü.  Mutfağa
gidip ekmekleri kızartmaya başladım. Kocam geldi. Duşunu almış,
giyinmişti. İki erkek gülümseyerek günaydın dediler birbirlerine, kocam
masaya otururken, Mustafa banyoya gitti bu kez… Kocam oturduğu yerden,

         “Çiçek gibisin bu sabah” dedi kocam sarıldı öptü. Teşekkür
ettim. Kızaran ekmeklere margarin sürüyordum. Yumurtaları da soyarken
Mustafa geldi. Hiçbir şeyi elletmedim erkeklerime, beni sikerek mutlu
edenlerime hizmet ettim.

         Güzel bir kahvaltı yaptık, uzun sürdü. Sohbet ettik güzel
güzel, neşeyle… Kimse çekingen değildi. Çok rahattık. Her şey çok iyi
gidiyordu. Bulaşıkları yıkadım, onlar çaylarını içmeye devam ettiler.
İşim bitince

         “Dışarı çıkalım, biraz gezelim olur mu?” dedim kocama ve
sevgilime…  Kocam olur tabi dedi. Mustafa da istiyordu. Üzerime en dar
pantolonumu giydim. Siyah ve likralıydı. Aynadan baktığımda arkamdan
külodumun izi belli oluyordu. Daracık bir de tişört giydim. Altımdaki
sütyenin dantelleri bile belli oluyordu ondan da… Çıkıp arabaya bindik.
Kocam,

         “Siz arkaya geçin, bugün şoförünüz ben olayım” dedi.

          Yeni bir Avm açılmıştı, oraya gittik. Gidene kadar yan yana,
dip dibe oturduk Mustafa’mla, konuştuk, gülüştük, öpüştük, koklaştık.
Kocam arada aynadan bize bakıyordu. O da mutluydu, biz de…   Büyük bir
yerdi. Epey dolaştık vitrinlere baktık. Bir ara Mustafa

         “Mert, bu kız fıstık gibi yapmış kendini, elimizden almasınlar sonra?” dedi. Kocam güldü. Ben de

         “Valla dikkat edin, sahip çıkın. Kaçırıverirler beni,
kalırsınız ortada…” dedim. Gülüşüyor eğleniyorduk. Restoranda yemek
yedik. Gülüşüyorduk. Çok hoştu her şey. Çenem düşmüştü sürekli
konuşuyordum. Tatlılarımızı da yedik.

         Nargilecinin önünden geçiyorduk. İçeri girdik. Ağır bir
nargile kokusu sarmış havası ağır bir yer. Tavanı alçak. İlk defa
geliyorduk buraya. Her yer duman. Oda gibi ön yüzü açık üç yanı duvar
gözler yapmışlar. En sondaki göz boştu. Oraya oturduk. Üç tane nargile
getirdi garson. Kocam koridoru gören yere oturdu. Ben karşısına Mustafa
çaprazımıza. Sohbet ediyor, çok güzel eğleniyorduk.

         Bir ara nargilenin ağızlığını iki elimle tutarak Mustafa’ya
diktim gözlerimi ağızlığı yalıyordum. Mustafa dayanamadı, yanıma oturdu.
Dudaklarıma yapıştı. Ortam çok rahattı. Gelen olsa kocam zaten görürdü.
Biraz öpüştük bacaklarımı göğüslerimi de boş bırakmadı. Ben bir ara
elimi Mustafa’nın aletine attım sertleşmişti.

         “Yalamak ister misin?” dedi.

         “Sorulur mu, tabi istiyorum” dedim. Fermuarını açıyordu ki

         “Dur delirdin mi? Yapma” diye atıldım.

         “Şaka yaptım Gül, merak etme” diyerek güldü.

         “Hadi bakalım, siz azdınız anlaşılan, kalkalım, evimize gidelim” dedi kocam.

         Arabaya bindik. Yine aynı şekilde, kocam önde, biz arkadaydık.
Mutluluktan başım dönüyordu. Mustafa’nın kucağına yattım. Biraz
okşamama kalmadan aleti taş gibi olmuştu hemen… Fermuarını açtım
külodunu çekip, aleti elime aldım. Ağzımdaydı. Çok hoşuma gidiyordu. On
dakika boyunca yavaş yavaş, sevgiyle okşadım, öptüm, emdim. Öyle
dalmıştım ki, kocam,

         “Sokağa geldik çocuklar…” diyene kadar devam ettim işime…
Kalktım toparlandık. Siteye girip arabayı park ettik. Hep birlikte eve
girdik. Kapıyı kapatıp koridorda sarıldım Mustafa’ya. Salona geçtik. Ben
çıktım, yatak odasında soyunup makyajımı tazeledim. Çırılçıplak
vaziyette tekrar yanlarına geldim.

         “Daha soyunmamışsınız siz…” dedim. “Tembellik edecekseniz bileyim”

         Gülüştük. Onlar da soyundular. Sikleri kalkmıştı zaten…
Mustafa’yla öpüşüyorduk ayakta. Kocam arkamdan sarıldı. Boynumu sırtımı
öpüp okşuyordu. Mustafa göğüslerimi emerken kocam da arkamda diz çökmüş,
kalçalarımı emiyordu. İnlemelerim artmıştı.

         Biraz böyle seviştik. Aralarında kalmış, her yanım okşanıyor,
yalanıyordu iki erkek tarafından… Zevkten kendimden geçiyordum. Ardından
erkeklerimin aletlerini yalamaya başladım. Biraz birini, biraz diğerini
yalıyordum. Birini yalarken diğer elimle de ötekine 31 çekiyordum.

         Kocamı koltuğa oturttum. Domaldım önünde, kocamınkini
yalıyordum. Mustafa arkama geçer beni siker diye düşünmüştüm ama o
altıma yatıp amımı yalamaya başladı. Gayet güzel yalıyordu. Azmıştık
iyice üçümüz de…

         Kocam geniş koltuğa uzandı, üzerine oturdum. Islanmıştım zaten
iyice. Mustafa da ayakta ağzıma verdi. İkisini de mutlu ediyordum.
Kocam belime sarıldı. Ben sabittim, kocam alttan hızlı hızlı girip
çıkıyordu. Ben ritmi bozmadan Mustafa’yı yalamaya devam ettim. Kocam

         “Boşalıcam” dedi. Kalktım. Kocam da ayağa kalktı, sikini
yalamaya başladım. Ellerimle ıslak sikini sıvazlıyordum. Kocam birden
patlayıverdi. Mustafa’ya dönüp onunkini aldım ağzıma, oda hazırmış
zaten… O da boşaldı üzerime… Banyoya gittik yıkandık. Çıplak vaziyette
salona döndük.

         Birer sigara yaktık. Sigaramdan son bir nefes alıp kül
tablasına bastırdım. Oturduğum tekli koltukta iyice yayıldım, ayaklarımı
koltuğun iki yanına koyup ayırdım bacaklarımı. Mustafa yan koltuktaydı,
hevesle gelip amımı yalamaya başladı. Parmağını da sokuyordu içime
yalarken… Çok hoştu.

         Yalamayı kesti, doğrulup belime sarıldı, yarağını içime
kaydırdı. İlk seferde yarısı içimdeydi. Ve dünkü gibi acımamıştı. Gidip
gelmeye başladı. Tamamen içimdeydi. Ben de artık dayanamıyordum. O
dizlerinin üstünde, içimde gidip gelirken ben klitorisimle oynuyordum.
Bu pozisyonda Mustafa’yı daha çok hissediyordum içimde.

        Çok sürmedi orgazm oldum. Sarıldı iyice bırakmadı hızlı hızlı
gidip geliyordu içimde. Rahatlamıştım. Sakinleştik. Kocam parlayan
gözlerle bizi izleyip durmuştu tüm sevişmemiz boyunca, sikini okşuyordu
bir yandan da…

         “Hadi yatağa gidelim…” dedim. Yatağa gittik. Yatağa yattı
Mustafa. Hemen üzerine oturdum. Daha yangınım geçmemişti. Tekrar
içimdeydi. Zıplamaya devam ettim. Kocam arkama geçti. Kalçalarımı
ayırdı. Durup bekledim. Mustafa alttan yavaş yavaş girip çıkıyordu
içime. Kocam arka deliğimi yalıyordu. Beni deli ediyorlardı yine.
Mustafa da boş durmuyor göğüslerimi emiyordu.

         Kocam yarağını arka deliğime dayadı. En çok merak ettiğim şeyi yaşamak üzereydim.

         “Kreme gerek var mı bebeğim?” dedi. Arka deliğim açılıp kapanıyordu istekle,

         “Hayır, biraz ıslatman yeterli…” dedim. Tükürüğüyle ıslattı
aletini… Yavaşça giriyordu. Mustafa hareketsizdi. Az sonra tamamen
içimdeydi kocam. İkisi de hareketlendi. Sırayla sokuyorlardı.
Çığlıklarıma hakim olamıyordum. Mustafa boynuma sarılmıştı. Kocam belimi
iki eliyle tutuyordu.

         “Sikin beni… Oofff… Çok güzelmiş bu… Beni hep böyle sikin…”
diye bağırıyordum. Onlar da çok zevk alıyorlardı. Sanırım bu kadar
heyecanlanmam onları da heyecanlandırmıştı. Çığlık çığlığa bir orgazm
yaşıyordum. Kasılmalarımı fark edince onlar da hızlandılar. Kesik kesik
kasılıyordum. Mustafa da boşalıyordu.

          Bizim boşalmamız bitince kocamınki başladı. İkisi de
deliklerime boşalmıştı. Ellerimle içimden süzülen dölleri tutmaya
çalışarak kalktım, banyoya girdim. Temizlendim güzelce, tekrar yatak
odasına geldim. Üçümüz yan yana uzanıp tekrar sigara yaktık. Kocama
sarıldım öptüm dudaklarından.

         “Çok zevk aldın karıcım” dedi.

         “Evet aşkım. Öyle zevk aldım ki… İnanılmaz güzeldi” dedim minnetle… Hala çırılçıplaktık. Acıkmıştık. Kocam

         “Size tost yapayım mı çocuklar?” diye sordu.

         “İyi alıştın sen tost yapmaya…” dedim.

         Kahkahalarla güldük. Kocam tost yapmaya gitti. Ben Mustafa’nın
yanına oturdum. Birer sigara yakmış, sohbet ediyorduk. Başımı göğsüne
koydum.

         “Aşkım bizi üzecek, bu güzel ilişkiye zarar verecek bir şey yapmazsın değil mi?” dedim.

         “Deli misin? Merak etme size zarar verecek bir şey yapmam.
Seni kaybetmek istemem ben asla… Beni tanıman lazımdı şimdiye kadar
aşkım…”  dedi.

         “Biliyorum sevgilim… Güveniyoruz sana, zaten güvenmesek iş
buraya kadar gelmezdi. Öyle güzel ki her şey, bir terslik olacak diye
nedensiz korkuyorum işte…”

         Sarıldık birbirimize, öpüştük. İltifatlar ediyordu. Yakışıklı
bir adamdı. Cana yakın biriydi. Ve güzel sevişiyordu. Öpüştük okşadık
birbirimizi kocam gelene kadar. Karnımızı doyurduk. Sevişme vakti
gelmişti yine. Dura dinlene seviştik.

        Neler yaptık neler… Yatakta, banyoda, mutfakta, salonda… Bütün
evin her yerinde beni aralarında tost yaptılar. Ayakta bile becerdiler
aynı anda ikisi birden siktiler beni…  İki yarak aynı anda deliklerime
girip çıkıyordu. Aman tanrım bu zevklerin en güzeliydi. Yaşadığım en
zevkli andı. Bir önümdekiyle öpüşüyordum, bir başımı çevirip arkamdan
giren erkekle…

         “Harikasınız, İkiniz de harikasınız” diyordum.  

         Artık deliklerim acımaya başlamıştı. Duşumuzu alıp çırılçıplak
yatağa yattık. Çok huzurluydum. Uzun uzun erkeklerimi öptüm. Mustafayı
da, kocamı da…

         Bu güzel geceler bir yıla yakındır sürüyor. Çok farklı şeyler
yaşadık. Kocamsız Mustafa ile bir gece geçirdim bir keresinde… Bir
keresinde hep birlikte iki günlük tatil yaptık. Abarttık, kalkıp
Mustafa’nın evine gezmeye gittik, bir gün kaldık aile ziyareti gibi.
Yani Mustafa’nın karısıyla da tanıştık.

         Hayat o kadar güzel ki… Beni seven, bana hayran iki erkeğin
arasında… İki anlayışlı, sevecen erkeğin birden karısı olmak… Sevişmek
onlarla… Doyamıyorum bir türlü…

Daha fazla hikaye ve türk amatör çiftlerden gelen fotograflar için tıkla

http://www.swingturks.com/

Bunu yaşayalım